Fizik.Net.Tr - Türkiye'nin Online Fizik Rehberi

Slide show
Nükleer Enerji Yarışı PDF Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Wednesday, 27 January 2010

Sample Image 

Son yıllarda, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde nükleer güç geliştirmeye karşı ilgi oluşmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nde on yıllardır yeni nükleer reaktör inşa edilmezken şimdi ise resmen yeni reaktörler için bütçe ayrıldı.  
Avrupa'da (Fransa hariç) nükleer enerji santrallerine neredeyse 20 yıldır ilgi yokken, günümüzde Nükleer enerjiye karşı Avrupa’da da çok büyük ilgi uyanmaktadır. İngiliz Hükumeti bu konudaki desteğini duyurmuştu. İtalya’da yirmi yıl önce alınan bir referandum kararı sonunda nükleer reaktörlere kilit vurulmuştu. Mayıs 2008’de, İtalyanlar beş yıl içinde inşa edecekleri Nükleer Santral planlarını duyurdular. Almanya ve İsveç nükleer enerjiye karşı olan tutumlarını korumaktalar. Finlandiya ise beşinci nükleer santralini kuruyor.

Basra Körfezi’nden Latin Amerika’ya kadar 40'tan fazla gelişmekte olan ülke, yakın zamanda nükleer enerji programı başlatmaya ilgili olduklarını Birleşmiş Milletler yetkilileriyle paylaştılar. 2007 yılı sonlarında, Mısır artan enerji ihtiyaçlarını karşılamak için birkaç nükleer santral inşa edeceğini duyurdu. Eylül 2008'de, Brezilyalı üst düzey bir enerji yetkilisi, ülkesinin niyetinin önümüzdeki yarım yüzyılda 50-60 kadar nükleer santral kurmak olduğunu duyurdu.

Bu ilginin sebebini görmek kolay: (a) Enerji kaynaklarını çeşitlendirmek, fosil yakıt ithalatına olan bağımlılığı azaltmak ve güç kesintilerinin önüne geçmek. (b) Yükselen enerji fiyatlarına karşı savunma. (c) Hava kirliliğini azaltmak. (d) İklim değişikliğine karşı sera gazı emisyonlarını azaltarak mücadele etmek.

Önemli yeni gelişmeler Nükleer güce olan ilginin yeniden canlanması, yeni tasarımlarda ve işletim performansında yirmi yıl öncesine göre önemli iyileştirmeler sağladı. Yeni aerodinamik lisanslama süreçleri, belirsizliği azaltmak ve nükleer santrallerin daha kolay kurulmasını vaat ediyor. Tesis geçerliliği ve enerji verimliliği de çarpıcı biçimde artmıştır, ABD’de 1970-1980’lerde nükleer tesislerdeki enerji verimliliği %67 iken, günümüzde bu oran %92 dir, aynı şekilde tesis güvenliği de son derece arttırılmış, enerji kayıpları azaltılmıştır. Teknik gelişmeler ve tasarımların basitleştirilmesi ise inşaat ve işletme maliyetini azaltarak tesislerin daha fazla enerji üretmesini sağlamaktadır. Nükleer enerji sürdürülebilir bir teknoloji midir? Uranyum kaynaklarının mevcut tüketim hızı 68000 ton/yıl, bu hızla ancak 70-80 yıl yetecektir . Dolayısıyla sürdürülebilir bir teknoloji değildir . Eğer Uranyum zenginleştirme ve geri dönüşümleri dikkate alındığında ise pratik olarak sınırsız sürdürülebilir kabul edilir.

Endişeler ABD ve Batı Avrupa’da nükleer güç geliştirmeye yönelik endişeler birkaç madde etrafında toplanır: (i) Düşük bir olasılık da olsa nükleer bir kaza çok büyük sonuçlar doğurabilir. (ii) Nükleer atıkların kalıcı ve güvenli bertarafı için kapsamlı, genel kabul gören bir plan eksikliği, (iii) Nükleer enerjiye olan ilgi, nükleer silahların yayılmasını hızlandıracaktır.

Büyük Reaktör Kazaları İki ciddi kazanın etkileri üzerinden on yıllarda geçse hala hafızalardan silinemedi ve nükleer güç tarihine damga vurdu. Three Mile Island Kazası (1979), arıza ve insan hatasının bir kombinasyonu ile oluştu ve ölümlerle birlikte insanlar üzerinde diğer sağlık etkilerine neden oldu. Kazanın en ağır etkileri ruh sağlığı üzerinde yarattığı etkilerdi. Çernobil kazası (Ukrayna, 1986), büyük reaktör çekirdeğinde meydana gelen bir patlama idi. Patlama anında açığa çıkan yüksek dozda radyasyonla 50 işçi hemen öldü. Ülkemizde dahil olmak üzere birçok çevre ülkede canlılar üzerinde olumsuz etkileri oldu. Güvenlik, kesinlikle toplumun en büyün endişe kaynağıdır. Yapılması gereken, hem maliyet hem de teknolojik avantajları anlatılmalı ve kabul edilebilir risk düzeyleri belirlenmelidir. Kararlar riski olan tüm paydaşların seslerini dikkate alarak, toplumsal tartışma süreci ile alınmalıdır. Altyapısı iyi hazırlanarak, risk en aza indirilmelidir.

Nükleer Atıkların Bertaraf Edilmesi Nükleer atıklar, nükleer endüstrisinin genişlemesi için kesin bir engel teşkil etmektedir. Bu perspektif içinde radyoaktif atık sorunu yönetimi önemlidir. Tüm dünyadaki nükleer santrallerden elde edilen bu tür atıkların hacmi yaklaşık 12.000 ton/yıldır. Buna karşılık dünyada fosil yakıtlarından elde edilen atıklar yaklaşık 8.5 milyar ton/yıl’dır. Bu muazzam kütlenin büyük bir bölümü her yıl atmosfere salınmakta, kalanı ise çevre kirliliğine neden olmaktadır. Yine de nükleer atık bertarafı dünya çapında nükleer enerji için güçlü bir engel teşkil etmeye devam etmektedir. Güvenli depolama için teknik çözümlerin mevcut olduğu en teknik uzman ve gözlemciler tarafından kabul edilmektedir.

Nükleer Silahlanma Riski Nükleer silahsızlanma pek çok kez çeşitli yönleriyle ifade edildiği gibi karmaşık ve tartışmalı bir konu. Diğer birçok konularda olduğu gibi, nükleer silahsızlanma da esas olarak siyasi kararların etkisi altında kalıyor. Nükleer enerji üreten bir ülke zamanla nükleer silah üretmeye yönelebiliyor. Yaklaşık 40 ülke bu kapasiteye sahip.

Sonuç Nükleer enerji sera gazı yaymaz ve elektrik için küresel taleplerin temininde büyük olasılıkla büyüyen bir rol oynayacaktır. Ama elektrik üretimi için nükleer enerji her zaman ihtilaflı bir konu olacaktır. Çünkü çözümlenmemiş sorunları, güvenliği, nükleer atık ve nükleer silahların yayılması ile ilgili potansiyel sıkıntıları var. Nitekim, nükleer silah kelimesi birçok insanın kalbine korku salmaktadır. Yani, güvenlik, atık, nükleer silahların yayılması ve maliyet sorunlarının aşılması gerekir. Gerçekten de nükleer enerjiye evet ya da hayır demek çok zor bir meseledir. Çoğu insanın bir yanı evet derken diğer yanı hayır demektedir. Bu teknolojiye başlanırken artı ve eksileri iyi düşünülmeli, gerçekten uzman kişilerin görüşleri alınmalıdır.

Ahmet Yılmaz

Fizik Öğretmeni

Bu yazı Milliyet Blog'da yayınlanmıştır.

http://blog.milliyet.com.tr/Nukleer_enerji_yarisi/Blog/?BlogNo=226219
Son Güncelleme ( Wednesday, 27 January 2010 )
 
Sonraki >
 

Ünlü Fizikçiler

Albert Einstein Almanya'nın Ulm kasabasında 1879' da doğdu.                    Albert Einstein (1879-1955)

Stephan Hawking 1942'de İngiltere Oxford'ta doğdu. Stephen Hawkıng(1942- )

1940-44 arasında Istanbul Universitesi fizik öğrenimi gördü. Feza Gürsey (1921-1992)

Elektronların davranışlarını matematik ile ifade etti.                           Erwin Schrödinger

Diğer ünlü fizikçileri tanımak için tıklayın.

YÖK Tez Tarama

  

Takvim

« < Eylül 2010 > »
P P S Ç P C C
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 1 2

Pagerank

Pagerank

Anket

Hangisinin fiziğe katkısı daha büyüktür?
 
Buradasınız  :Anasayfa

Arama Motoru