|
|
| Nükleer Enerji Yarışı |
|
|
|
| Yazar Administrator | |||
| Wednesday, 27 January 2010 | |||
Basra Körfezi’nden Latin Amerika’ya kadar 40'tan fazla gelişmekte olan ülke, yakın zamanda nükleer enerji programı başlatmaya ilgili olduklarını Birleşmiş Milletler yetkilileriyle paylaştılar. 2007 yılı sonlarında, Mısır artan enerji ihtiyaçlarını karşılamak için birkaç nükleer santral inşa edeceğini duyurdu. Eylül 2008'de, Brezilyalı üst düzey bir enerji yetkilisi, ülkesinin niyetinin önümüzdeki yarım yüzyılda 50-60 kadar nükleer santral kurmak olduğunu duyurdu. Bu ilginin sebebini görmek kolay: (a) Enerji kaynaklarını çeşitlendirmek, fosil yakıt ithalatına olan bağımlılığı azaltmak ve güç kesintilerinin önüne geçmek. (b) Yükselen enerji fiyatlarına karşı savunma. (c) Hava kirliliğini azaltmak. (d) İklim değişikliğine karşı sera gazı emisyonlarını azaltarak mücadele etmek. Endişeler ABD ve Batı Avrupa’da nükleer güç geliştirmeye yönelik endişeler birkaç madde etrafında toplanır: (i) Düşük bir olasılık da olsa nükleer bir kaza çok büyük sonuçlar doğurabilir. (ii) Nükleer atıkların kalıcı ve güvenli bertarafı için kapsamlı, genel kabul gören bir plan eksikliği, (iii) Nükleer enerjiye olan ilgi, nükleer silahların yayılmasını hızlandıracaktır. Büyük Reaktör Kazaları İki ciddi kazanın etkileri üzerinden on yıllarda geçse hala hafızalardan silinemedi ve nükleer güç tarihine damga vurdu. Three Mile Island Kazası (1979), arıza ve insan hatasının bir kombinasyonu ile oluştu ve ölümlerle birlikte insanlar üzerinde diğer sağlık etkilerine neden oldu. Kazanın en ağır etkileri ruh sağlığı üzerinde yarattığı etkilerdi. Çernobil kazası (Ukrayna, 1986), büyük reaktör çekirdeğinde meydana gelen bir patlama idi. Patlama anında açığa çıkan yüksek dozda radyasyonla 50 işçi hemen öldü. Ülkemizde dahil olmak üzere birçok çevre ülkede canlılar üzerinde olumsuz etkileri oldu. Güvenlik, kesinlikle toplumun en büyün endişe kaynağıdır. Yapılması gereken, hem maliyet hem de teknolojik avantajları anlatılmalı ve kabul edilebilir risk düzeyleri belirlenmelidir. Kararlar riski olan tüm paydaşların seslerini dikkate alarak, toplumsal tartışma süreci ile alınmalıdır. Altyapısı iyi hazırlanarak, risk en aza indirilmelidir. Nükleer Atıkların Bertaraf Edilmesi Nükleer atıklar, nükleer endüstrisinin genişlemesi için kesin bir engel teşkil etmektedir. Bu perspektif içinde radyoaktif atık sorunu yönetimi önemlidir. Tüm dünyadaki nükleer santrallerden elde edilen bu tür atıkların hacmi yaklaşık 12.000 ton/yıldır. Buna karşılık dünyada fosil yakıtlarından elde edilen atıklar yaklaşık 8.5 milyar ton/yıl’dır. Bu muazzam kütlenin büyük bir bölümü her yıl atmosfere salınmakta, kalanı ise çevre kirliliğine neden olmaktadır. Yine de nükleer atık bertarafı dünya çapında nükleer enerji için güçlü bir engel teşkil etmeye devam etmektedir. Güvenli depolama için teknik çözümlerin mevcut olduğu en teknik uzman ve gözlemciler tarafından kabul edilmektedir. Nükleer Silahlanma Riski Nükleer silahsızlanma pek çok kez çeşitli yönleriyle ifade edildiği gibi karmaşık ve tartışmalı bir konu. Diğer birçok konularda olduğu gibi, nükleer silahsızlanma da esas olarak siyasi kararların etkisi altında kalıyor. Nükleer enerji üreten bir ülke zamanla nükleer silah üretmeye yönelebiliyor. Yaklaşık 40 ülke bu kapasiteye sahip. Ahmet Yılmaz Fizik Öğretmeni Bu yazı Milliyet Blog'da yayınlanmıştır. http://blog.milliyet.com.tr/Nukleer_enerji_yarisi/Blog/?BlogNo=226219 |
|||
| Son Güncelleme ( Wednesday, 27 January 2010 ) | |||
| Sonraki > |
|---|
Albert Einstein Almanya'nın Ulm kasabasında 1879' da doğdu. Albert Einstein (1879-1955)
Stephan Hawking 1942'de İngiltere Oxford'ta doğdu.
1940-44 arasında Istanbul Universitesi fizik öğrenimi gördü.
| Anasayfa |
| Ulusal Fizik Olimpiyatları |
| Bilim ve Teknoloji Haberleri |
| Fizik Animasyonları |
| Meslekler Rehberi |
| Ünlü Fizikçiler |
| TÜBİTAK Bilgi Paketleri |
| Nobel Ödülleri |